Time dergisinin seçtiği 2026’nın “En Etkili 100 İsmi”nden biri olan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Hürriyet Gazetesi’nden Sefer Levent’e verdiği röpörtajda, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeleri ‘Vazo bir kez kırıldı, artık yaptırmak zor’ cümlesiyle tanımlarken yeni bir öneri ortaya attı:
‘ Ben yeni yapılacak bir Basra-Ceyhan (BC) son derece çekici olabileceğini, bölgesel arz güvenliğii ve özellilkle Avrupa açısından son derece önemli bir proje olduğunu düşünüyorum.’
Fatih Birol’un röportajından öne çıkan noktalar şöyle
Yeni bir Basra Ceyhan Boru Hattı yapılmalı
Bizim Türkiye olarak çevremizde çok komşumuz var. Bunlar arasında ekonomik olarak böyle uykulu bir dev dikkat çekiyor: Irak. Irak’ın Basra Körfezi’nden çıkan petrolü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Basra’daki petrol dünyanın en büyük rezervlerinden birine sahip. 90 milyarlık bir rezerv ve şu anda Irak’ın petrol ihracatının yüzde 90’ı Basra’dan geliyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişmelerle birlikte vazo bir kere kırıldı. Kırıldıktan sonra yapıştırmak çok zor. Hürmüz’e karşı insanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Ben bir Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli bir proje olduğunu düşünüyorum.
Enerji Yatırımlarında artık Enerji Güvenliği Risk Primi Önemli
Enerji sektöründe herhangi anlaşma yaparken, uzun vadeli doğalgaz alımı olur, nükleer enerji santrali alımı olur, şimdiye kadar iki şeye bakılıyordu. Bunun maliyeti ne
dir, hangi teknoloji daha iyidir. Şimdi bunların yanına bir şey daha geldi. Enerji Güvenliği Risk Primi. Esasında fiziki olarak var olmayan ama insanlar hesabını yaparken hangisi daha iyi hesabını yaparken bu da artık gündeme gelecek. İnsanlar “Biraz daha fazla para vereyim ama bu ülkeden alayım çünkü bu ülke ile sorun yaşamayız” diye düşünecekler. Bu yüzden bu proje beni bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından heyecanlandırıyor. Enerji sisteminin dayanıklılığı ve çeşitliliği açısından da ciddi bir alternatif olacak. Bu yüzden de finansman açısından da şanslı bir proje olacağına düşünüyorum. Umarım tüm paydaşlar bir an önce bu konu üzerine eğilirler.
Savaşın Etkisiyle Türkiye Ciddi Bir Sınavdan Geçecek
Türkiye, uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarını koyan değil ona tabi olan bir ülke. Fiyat dünya pazarlarında oluşuyor. Bu yüzden bu yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları Türkiye’de enflasyona baskı yapacak, cari açığı da olumsuz yönde etkileyecek. Bu dünyanın her yerinde olan bir şey. Türkiye biraz daha bu konuda daha dayanıklı ama ciddi bir ekonomik sınanmadan dünya ile birlikte Türkiye de geçecek.
Savaş Bitince Ortadoğu Eski Ortadoğu Olmayacak
Ama bununla birlikte önemli bir ayrıntı var. Savaş bittiği zaman Ortadoğu eski Ortadoğu olmayacak. Ortadoğu’nun ekonomisine siyasi düzenine güvende haklı ya da haksız ciddi bir sarsılma olacak. İnsanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Bu açıdan ben Türkiye için iki konuda önemli alternatif olabileceğini, bunları iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir tanesi finansla ilgili, diğeri de petrolle ilgili. Bunları açmak isterim.
Biliyorsunuz, Dubai gelişen, cazibe merkezi haline gelen bir finans merkeziydi. Ben geldiğimiz noktada İstanbul’un Dubai’ye bir alternatif olma şansının olduğunu düşünüyorum. Ama bunu yapmak için de bir alt yapının hazırlanması gerekir. Ben konuşuyorum birçok büyük şirket ‘Acaba Dubai eskisi kadar hâlâ güvenli olur mu olmaz mı’ diye düşünmeye, alternatifler aramaya başladı. Eğer biz Türkiye’de bazı tedbirleri alırsak önemli bir alternatif olabiliriz. Yani İstanbul’u daha cazip hale getirmek, finans merkezi olarak ön plana çıkarmak için vergi indirimleri, muafiyetler vs düzenlemeler yaparsak başarılı olabiliriz. Özellikle, vergi sistemimiz biraz komplike onu biraz basitleştirebilirsek ki bizim makro ekonomik istikrarımız olduğunu da düşünürsek ben İstanbul’un bir finansal merkez olarak birçok alanda ön plana çıkabileceğini düşünüyorum. Sigortada, altın borsasında, bankacılıkta alternatif olabiliriz.