Paul Argenti’ye göre yeni dönem kurumsal iletişimin 5 prensibi

İletişim disiplininin önemli isimlerinden Prof. Paul Argenti, Harvard Business Review Türkiye davetiyle İstanbul’daydı. ‘Corporate Communication’ kitabıyla oldukça ses getiren Argenti’nin konuşmasını takip eden Yapı Kredi Bankası Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın özellikle bu yeni dönemde iletişimin temel prensiplerine yönelik konuşmadan çıkardığı notları paylaştı. İşte yeni dönem iletişimcilerin olmaz olmazları.

▪️ “Doğru cevabı bilmek değil, doğru soruyu sormak.”

Her şeyi bilmeye ve her zaman doğru kararlar vermeye muktedir olamadığımız bir çağdayız. Argenti iki soruyu merkeze aldı: “Yaptığımız ama yapmamamız gereken ne? Yapmadığımız ama yapmamız gereken ne?” Bence bu, iletişimcinin masa başındaki en zor ama en değerli işi. Cevap üretmek değil, doğru soruyu sorabilmek. Yönetim kurullarına, üst yönetime en büyük katkımız çoğu zaman bir strateji belgesi değil, rahatsız edici ama doğru bir soru olabilir.

▪️ “Anlam kurma bir lüks değil, bir gereklilik.”

Hız ile derinlik arasındaki makas genişliyor, güven aşınıyor. Bu ortamda anlam kurmak, meseleyi doğru okumak, bağlamını görmek, neyin önemli neyin gürültü olduğunu ayırt etmek iletişimcinin en kritik becerisi haline geliyor. Bir konu gündemin tepesine çıktığında, ilk refleks hızlı tepki vermek oluyor. Ama asıl mesele, o olayın arkasındaki anlatıyı okuyabilmek. Tepki vermek amaç olmamalı. Mesele gerçekten anlam kurabilmek.

▪️ “Kurumların bir amacı olmalı.”

Kurumlar için samimi bir amaç ve değer sistemi bugün hâlâ en değerli varlıkların başında geliyor. Ama bu, en kolay da gözden çıkan şey. Çünkü, bunları kağıt üstünde yazmak kolay ama kurumun günlük kararlarına işlemesini sağlamak esas iş. İletişimcinin buradaki rolü sadece anlatmak değil, tutarsızlıkları görünür kılmak. İçeride de dışarıda da.

▪️ “İletişim stratejik bir fonksiyondur. Nokta!”

İletişim, operasyonel ya da işlevsel bir destek birimi değil. Bunu görmezden gelenler kaybedecek. Bugün kurumların geniş perspektifle düşünen, üst yönetimle gerçek diyalog kurabilen iletişimcilere ihtiyacı var. Yıllardır bu tartışmayı yapıyoruz. Ama dürüst olmak gerekirse, bu tartışmanın bir bölümü de bizden kaynaklanıyor. İletişimi stratejik konumlamak, önce iletişimcinin kendisinin stratejik düşünmesini gerektiriyor. Araç üretmekle yetinmek yerine, kurumun geleceğine dair görüşü olan, o görüşü savunabilen profillere ihtiyaç var.

▪️ “En iyi kriz yönetimi, kriz yaşamamaktır.”

Krizleri yaşamamak üzerine hazırlık en önemli konu. Ama kriz geldiğinde sessiz kalmak da intihar. Sessizlik ancak çok özel zamanlarda bir strateji olabilir. Argenti, krizlerden de fırsat çıkarmanın önemli olduğunu söylüyor. “Bu durumdan ne öğrenebiliriz, kurumu nereye taşıyabiliriz?”

 

NOT: Bu içerik Arda Öztaşkın linkedin paylaşımından alınmıştır.

Önceki Hikaye

ANALİZ: Müzik,toplumda yabancılaşma ve tecrit duygusunun panzehiridir

Sonraki Hikaye

McDonald’s’ı logosu olmadan tanıyabilir misiniz?