Davranışsal ekonominin, klasik ekonomi kalıplarının dışına çıkarak moda olduğu günlerde insanlık FOMO (Fear Of Missing Out) birşeyleri kaçırıyorum- etkisiyle tanışmıştı. Yapay Zeka’nın gündelik hayatımıza girmesiyle ise yeni bir kavramla tanışıyoruz: FOBO (Fear of Becoming Obsolete) yani İşe Yaramama, geçersiz kalma korkusu.
Yapay Zeka nedeniyle işlerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalan birçok sektör çalışanın işini kaybetme riski zaten bilinen bir gerçekti. Bu terim ile bu risk ve çalışanların yaşadığı bu korku tam anlamıyla netlik kazandı.
Bu konuda Teknoloji polikaları, Yapay Zeka Etiği üzerine danışmanlık yapan ve özellikle substack üzerinden yayınlanan techletter bültenin yayıncısı Nesibe Kırış Can, X üzerinden bu konu üzerine bir gönderi yayınladı. Kırış’ın yayınladığı gönderiyi aşağıda iletiyoruz. Nesibe Kırış Can FOBO kavramını şu şekilde açıklıyor:
FOMO Nedir?
“Yeni kalıbımızla tanışalım: FOBO. Fear of Becoming Obsolete. İşe yaramama, geçersiz kalma korkusu. YZ iş dünyasına girdiğinde ilk soru “işimi kaybeder miyim?”di. Ama korku orada kalmadı. Çünkü YZ sadece iş hayatımıza değil, gündelik hayatımıza da girdi. Toplantı notlarını o alıyor, maili o yazıyor, araştırmayı o yapıyor. Bir noktada insan çok insani bir yerden “ben ne yapıyorum burada?” diye sormaya başlıyor.
Çalışına Verilen Yapay Zeka Eğitimleri Yeterli Mi?
Bu soru artık sadece varoluşsal değil. ABD verisine göre çalışanların önemli bir kısmı için birincil kaygıya dönüşmüş durumda. MIT’in yeni çalışması FOBO’nun altını veriyle dolduruyor. 2024–2025 arasında yöneticilerin “hiç dokunmadan kabul ederim” dediği AI çıktıları, test edilen metin tabanlı görevlerin yaklaşık yarısında, bazı alanlarda ise üçte ikisinde. Hukukta bu oran yüzde 47, yönetimde yüzde 53, sağlıkta yüzde 66, bakım/onarım tarafında yüzde 73. Yani herkes aynı hızda “otomatikleşmiyor”. Bazı meslekler için FOBO’nun nesnel zemini çok daha güçlü; bazılarında ise henüz değil. Bir yandan da tablo şu: ABD’de işletmelerin sadece yaklaşık yüzde 19’u AI kullanıyor. Çalışanların sadece yaklaşık üçte biri “bana bu konuda düzgün eğitim verildi” diyor ve bu oran düşüşte.
Türkiye Yapay Zeka Okuryazarlığında Geride
Yani model kapasitesi yukarı giderken, insan ve kurum hazırlığı aynı hızda gitmiyor. FOBO’nun ivmesini artıracak şey de tam bu gerilim. Türkiye’de bu durum kapsamlı şekilde ölçülebildi mi, emin değilim. Benim gördüğüm, AI bir zamanların sürdürülebilirlik PR’ları gibi daha çok vitrin ve “biz de yapıyoruz” sunumlarında yaşıyor. AI okuryazarlığı konusunda çok gerideyiz; gerçek iş akışına gömülü, disipline edilmiş bir dönüşümden ziyade “tool deneme” aşamasındayız. Ben buna yönetişim boşluğu diyorum ama büyük laf etmeye de gerek yok.
Çalışanlar Yapay Zeka Konusunda Aksiyon Almalı
Pratikte şu demek: Eğer bireysen, kendi iş tanımındaki görevlerin ne kadarının model tarafından “yeterli” seviyede yapılabildiğini bilmek artık lüks değil, temel gereklilik. “Benim yaptığım iş ile modelin yaptığı iş yavaş yavaş iç içe geçiyor” noktasına geldiğinde hâlâ aksiyon almıyorsan, FOBO zaten kaçınılmaz. Yöneticilerin geleneksel stratejilerle ve AI’ya sadece teknoloji gözlerle oyun kurduğu bir dünyada yaratılacak yeni meslekler de ekosistemini kuramayacak.”