IMF: 2029’da Dünyanın Kamu Borcu Milli Gelirini Aşacak

Uluslararası Para Fonu (IMF) Nisan 2026 Mali İzleme Raporu’na göre, küresel kamu borcunun 2029 yılına kadar GSYİH’nin yüzde 100’ünün üzerine çıkacağı öngörülüyor. Böyle bir senaryoda, kamu borcu 1948’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış olacak. Bu durum, pandemiden önce öngörülene kıyasla daha yüksek ve daha ivmelenen bir seyir izlendiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, risk dağılımı geniş ve borcun daha da hızlı bir şekilde artma eğiliminde olduğu raporda net bir şekilde ortaya çıkıyor. Raporda Yüzde 5 bir olasıklıkla, dünya kamu borcunun milli gelire oranı 2029’da yüzde 124’e ulaşacağı öngörülüyor.

Aslında kamu borcunun ülkelere göre dağılımı çeşitlilik gösteriyor. Ülkeler, açık ve borç seviyeleri açısından büyük farklılıklar gösteriyor. Dünyanın milli geliri en yüksek ülkelerinin birçoğunun kamu borcu, GSYİH’nin yüzde 100’ünden fazla (veya bu seviyenin üzerine çıkacağı öngörülmektedir).

Büyükler Kamu Borcunu Yükseltiyor

Rapora göre kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 100’ün üzerinde olan ülke sayısı önümüzdeki beş yıl içinde istikrarlı bir şekilde azalacağı öngörülse de, bunların dünya GSYİH’sindeki payının artacağı tahmin ediliyor. Kamu borcunun dünya ortalamasını yukarı çeken G20 ülkeleri Kanada, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve ABD olarak gözüküyor. Bu ülkeler genellikle derin ve likit tahvili piyasalarına ve çoğu zaman geniş politika seçeneklerine sahip oldukları için, mali riskleri yüksek olarak değerlendirilmiyor. Buna karşılık, birçok gelişmekte olan piyasa ve düşük gelirli ülke, nispeten düşük borç seviyelerine rağmen daha zorlu mali zorluklarla karşı karşıya kalıyorb

Kamu borcu GSYİH’nin yüzde 60’ının altında olan ülke sayısı 2021’de 100’ün üzerine çıktı ve bu sayının artmaya devam etmesi öngörülüyor; ancak bu ülkelerin dünya GSYİH’sindeki payı yüzde 30’un altında. Ancak bu ülkelerin politika seçenekleri ve finansman imkânları sınırlıdır. Borç oranları genellikle GSYİH’nin yüzde 60’ının altında olmasına rağmen, 55 ülke kamu borcu sorunu yaşıyor ya da bu alanda riski yüksek.

Kamu borcu dinamikleri son yıllarda önemli ölçüde değişti. Sorun sadece borcun büyüklüğü değil, aynı zamanda maliyeti de. Küresel finansal kriz ile pandemi arasındaki yıllar, borcun sürdürülebilirliği açısından alışılmadık derecede elverişli koşullarla geçti. Artan borca düşen faiz oranları eşlik etti ve bu da bütçedeki faiz yükünün genel olarak istikrarlı kalmasına yol açtı.

Borçlanma Koşulları Olumsuz

IMF raporunda durumun artık tamamen farklı olduğu ortaya konuyor. Küresel piyasalarda faiz oranları önemli ölçüde arttı ve gelecekteki seyri son derece belirsiz. Artan borç servisi maliyetleri şimdiden bütçeler üzerinde baskı oluşturuyor. Finansal varlık değerlemeleri aşırı yükselmiş durumda, finansal istikrar riskleri baş gösteriyor ve mali-finansal olumsuzlukların yayılma olasılığı özellikle endişe verici gözüküyor. (Ekim 2025 Küresel Finansal İstikrar Raporu). Üstelik savunma, doğal afetler, yıkıcı teknolojiler, demografik gelişmeler ve kalkınma alanlarında öngörülen harcamalar, kamu harcamalarına yönelik talepleri arttırıyor.

Sonuç kaçınılmaz gözüküyor: çok yüksek açık ve borçlarla başlayan, vergi gelirlerinin üzerinde devam eden harcamalar, borcu daha da yüksek seviyelere itecek ve sürdürülebilirliği ve finansal istikrarı tehdit edecek.

Yapısal Maliye Politikalar Önemli

Borç sürdürülebilirliğini desteklemek ve finansal krizler dahil olmak üzere ciddi olumsuz şoklar durumunda kullanılmak üzere mali tamponlar hazırlamak için maliye politikasına öncelik vermek esas. Ancak, mali denklemi siyasi olarak dengelemenin çok zor olduğunu kabul etsek de, hazırlık zamanı tam da şimdi. Büyüme beklentilerini iyileştirmek ve hükümete olan kamu güvenini artırmak, mali denklemi dengelemeye yardımcı olur. Maliye politikası, yapısal bir politikadır. Yapısal maliye politikasının uygulanması, büyüme beklentilerini iyileştirir ve özel sektörle olan tamamlayıcılık ve sinerjiyi güçlendirir.

 

IMF Mali İzleme Raporu Nisan 2026 sayısına ulaşmak için tıklayın

Önceki Hikaye

Tek Grafikte Çin Üretim Devrimi: Dünya Çin’in Üretim Bandında Dönüyor

Sonraki Hikaye

İş Bankası Genel Müdürü Aran: Enflasyonla mücadele programına ara vermeliyiz